Share |
 0535 677 52 49 (Münür Hoca)   gercekbal@gmail.com   İletişim Formu
 Bal    Polen    Propolis    Karakovan  
Polen hakkında herşey, www.gercekpolen.com



Değerli Ziyaretçilerimiz,
2013 Ağustos dönemi ballarımızı arılarımızdan almış bulunmaktayız. Limitli miktardaki ballımızdan denemek için sipariş verebilirsiniz.
 
Ülkemizde çok az kişiye nasip olan, hiç bir şekilde katkı verilmeden üretilen ve standartların çok üzerindeki balımızı tercih etmiş olan tüm müşterilerimize teşekkür ediyoruz.
Saygılarımızla, (Ağustos 2013 www.gercekbal.com)


Dünyada ve Türkiye’de Arıcılık

Arıcılık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda önemli gelişme kaydeden bir sektör haline gelmiştir. Ülke ekonomisine önemli katkısı olan arıcılık dünyanın çoğu ülkesinde ve ülkemizde yaygın olarak yapılmaktadır.

Gerek arılardan elde edilen bal, balmumu, arı sütü, arı zehiri ve benzeri ürünler gerekse arı yetiştiriciliği için üretilen petek, kovan gibi malzemeler yönünden arıcılık bir sektör halini almıştır. Her geçen yıl arıcı sayısı, kovan sayısı ve kovan başına elde edilen bal miktarı artmaktadır. Bugün dünyada yaklaşık 50 milyonun üzerinde arı kolonisi bulunduğu ve bunlardan 1 milyon tonun üzerinde bal elde edildiği bildirilmektedir.

 

Dünyada arılı kovan sayısı bakımından Rusya 10 milyon koloni ile ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 4.5 milyon koloni ile Amerika Birleşik Devletleri izlemekte ve 3 milyon koloni ile Çin üçüncü sırada yer almaktadır.Üretilen bal miktarı yönünden Rusya 210 bin tonla birinci, Çin 173 bin tonla ikinci ve Amerika Birleşik Devletleri 75 bin ton bal üretimi ile üçüncü sırada bulunmaktadır.

 

Türkiye ise arıcılıkla uğraşan aile sayısı 35 bin, arılı kovan sayısı 3.5 milyon, yıllık bal üretimi ise 66 bin ton civarındadır. Ülkemiz arı varlığı bakımından Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin den sonra dördüncü sırada ve bal üretimi bakımından Rusya, Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Meksika, Kanada ve Arjantin’ den sonra yedinci sırada yer almaktadır.

 

Oysaki ülkemiz yüzölçümü, topoğrafik yapısı, iklim, bitki örtüsü ve çok eskilere dayanan arıcılık geleneği dikkate alındığında arıcılığımızın şu andaki durumun üzerinde olması gerektiği bir gerçektir.

 

Türkiye’de kovan başına alınan bal verimi 20 kğ. kadar olup bu miktar çok düşük düzeydedir. Ayrıca ülkemiz 250 bin ton civarındaki dünya bal dış satım pazarında 2500 ton bal ihracatı ile on sekizinci sırada yer almaktadır. Bir diğer ifade ile Türkiye dünyadaki arı varlığının %5 ini, üretilen balın %3-4 ünü ve ihracatın ise %1 ini oluşturmaktadır.

 

Yukarıda da görüldüğü gibi ülkemizdeki arı varlığı ile bal üretimi arasında bir dengesizlik bulunmaktadır. Bunda teknik bilgi yetersizliği, bakım ve besleme noksanlığı, ana arı üretiminin ihtiyacı karşılayamaması, barındırmadaki bilgisizlik, hastalık ve zararlılarının bilinmemesi ve zamanında teşhis ve tedavinin yapılamamsı gibi hususların büyük payı vardır.

 

Bu durum karşısında, dünya sıtandartını yakalayabilmemiz ancak; arıcılıkla uğraşan vatandaşların teknik bilgiye sahip olmalarına, bilinçli arıcık yapmaları konusunda eğitim almalarına, değişik projelerden dağıtılan kolonilerin arıcılık yapacak kapasite ve bilgisi olanlara verilmesina, arı hastalıkları ve zararlılarının zamanında teşhisi ve gerekli tedavisinin yapılmasına azami dikkat göstermekle mümkün olacaktır.

Etiketler: Dünyada ve Türkiye'de Arıcılık

Daha önce “Dünyada ve Türkiye’de Arıcılık” yazısı için 5 yorum yapılmıştır.

  1. ibrahim turmuş yorumladı:

    güzel bir site yapmışsınız teşekkür ederim.ben şunu sormak istiyorum sattığınız bal kendi yetişdirdiğiniz balmı yoksa alıp satıyormusunuz birde hangi yörenin bilgi verirseniz sevinirim.

  2. Aydın YAŞA yorumladı:

    Bizlere bu imkanı sağladığınız için sizden Allah razı olsun.Konya ili karapınar ilçesinde memurum.Ek gelir olarak arıcılık yapmaktayım balın eniyisini alıyoruz fakat çevreden gelen gezginci arıcı arkadaşlar fiyatları aşırı şekilde düşürüyorlar 5- enfazla 9 TL’sine veriyorlar o da bizim Allahımın doğadan verdiği otlardan alınan bal fiyatlarını düşürüyor balın en az 20.YT olması gerekir.Bu durumun önlenmesi lazım Başarılar;

  3. reyhan güçlü yorumladı:

    selam yaklaşık olarak 10 yıldan beri arı bakmak istiyorum.dedemizden kalan güzel bir merak.bugüne kadar bunu başaramadım ama eylülde kendime bir arazi alma fırsatım dğodu ve şu an 13 ad. sandık hazırladım amacım ieride en az 200 sandık yapıp bunları aylemle beraber yetiştiricilğini yapmak .ve bun başarıcğam .umarım kurslar biraz daha yaygın olurda bu konuda bilgimiz çok daha fazla olur.

  4. kibar kibar yorumladı:

    MERHABA ,

    Öncelikle bu mesleği tam 13 yıl baba mesleği olarak yaptım arıcılık öyle bir meslektirki sigaradan daha çok bağımlılk yapar bir başladınmı bir daha bırakamazsın:)Bizim zamanınımızda insanlar yaylalara gittiği zaman üreticinin 100 kovanı varsa 100 kg şeker verebiliyodu onuda götürüyodu ve 100kovandan aldığı bal miktarını sizlere söylersem o miktara güleceksiniz 100 kovandan 2 veya 2,5 ton cıvarında bal alabiliyodu ve bu balını sattığı zaman 1 yıl boyunca rahatlıkla gecinebiliyodu şimdi yani 98 yılından bu yana bakarsak arıcıkta şeker ve hazır gilikoz taktık şu gilikozu doküyosun 1 hafta sonra bal olarak geri alıyosun şimdiinsanlar 100 kovanla yaylaya çıkarken 10 ton şeker alıp yaylaya çıkıyolar ve 100 kovandan 8 veya 9 ton bal alıyo yani insanoğlu kendi mevsimini kendi yaratıyoo yani söylemek istediğim önceden insanlar bal alamadığı zaman mevsim tutmadı değip geri dönüyodu:)2002 den sonra gilikoz muhabbeti çıktı ve cevreyi piyasayı okadar bozduki bu işi alnını teri ile yapan bile lekelendi hatta yurt dışına giden ballar gümrüklerden geri bile döndü büyük bal firmaları büyük müşteri potansiyelini bu ürün yüzünden kaybetti yani artık ülkemizde arı ve yan ürünleri yavaş yavaş yok olmakta evet buna bilgisiz arıcılık ve yeteri destek gelmemmekte tek isteğim bu işi sadece parası olan değil bilen yapsın ve ağzımızın tadıyla bal yiyelim ne olur
    Derin saygılarımla ;
    kibar kibar

  5. hamit demir yorumladı:

    türkiyede arıcılığın fazla gelişmemesi ve ya balın fazla alınmaması türkiyenin yönetiminden kaynaklanan bir sorundur çünkü ülkemiz arıcılarına hak ettikleri değeri vermiş olsaydılar yani desteklemeler gözboyama değilde dörtdörtlük olmuş olsaydı arıcının aldığı balını sata bilsydi arıcıların arı kolonilerini istedikleri yaylaya götürmüş olsaydılar diştan aşırı derecede bal gelmemiş olsaydı şimdi belkide tür kiyede arıcılık daha ilerideydi.Bugun türkiyede doğu ve güney doğuda bir çok arı bakımından verimli olan yaylalar askeriye tarafından yasak edilmiştir bir çok arıcı bu yuzden arıcılığı bırakmış durumdadır . türkiyede arıcılık ancak devletin alt yapısını n tam olarak değişmesiyle değişebilir ve gelişebilir

Yorum Yapabilirsiniz.