Türkiyede olduğu kadar dünyanın neredeyse tamamında bal ve diğer arı ürünleri aynı derecede öneme ve anlama sahiptir. Hatta özelllikle biyoloji ve kimya alanında gelişmiş, ilaç ve kozmetik sanayinde dünya lideri olmuş ülkeler bal , polen, arısütü ve propolis ile ilgili çok detaylı bilimsel araştırmaları yıllardan beri devam ettirmektedirler. Bu nedenle bal kültürü ve arıcılık dünyanın her yerinde büyük öneme sahiptir. Hatta biz ülke olarak bal kültürü ve kullanımı konusunda çok ileri değiliz. Örneğin birçok ülkede krema (kristalize olmuş) ballar tüketiciler tarafından tercih edilirken biz kalitesiz, şekerli bal diye çöpe atarız. Halkımızdaki bu gibi ön yargılı düşünceler arıcılık konusunu suistimal edenlerin işine yaramaktadır.
Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz üzere balın gerçekten hiç katkı verilmeden üretilip üretilmediğini anlamak standart tahlil yöntemleri ile mümkün değildir. Bu nedenle biraz şeker, kek gibi karışımlar vererek birazda doğadaki çiçeklerden faydalanarak bal üretip, standart tahlillerden geçirdikten sonra “saf bal” sertifikası almak hiçte zor değil. Bu nedenle gerçekten saf bal tüketmek biraz tüketicinin bilincine, biraz balın satıcısına ama en çok balı üreten arıcının vicdanına kalmıştır.
Biz öğretmenliğin yanı sıra 40 yıldan beri bu işi gönül rahatlığı ile yapıyoruz. İlk önce kendi ailemiz, çocuklarımız ve torunlarımız için bu balı üretiyoruz. Eğer mevsim şartları uygun ve kısmet olursa fazla olan üretimimizi ise çevremizle ve bu site vasıtası ile herkesle paylaşıyoruz. Ticari bir kaygımız olmadığını, bu kalitedeki bir balı hangi fiyatla verdiğimizden ve balımız tükendiğinde başka bir yerden bal temin ederek bunun ticaretini yapmadığımızdan anlayabilirsiniz. Zira balı kaliteli yapan sadece saf olması değil, üretildiği bölgedeki çiçeklerin cinsi ve çeşitliliği (florası), arıların türü, civarında tarım arazisi olup olmadığı da önemlidir. Biz balımızı Türkiye’nin en iyi florasına sahip nadir bölgelerinden birisi olan Zara ilçesinin yüksek kesimlerinde kafkas arıları ile gerçekleştiriyoruz.
Bu işin neden üreticinin vicdanına kaldığını açıklayalım. Düşünün yolu, elektriği olmayan 2000-3000 metre yüksekte bir yerdesiniz ve arıcılık yapıyorsunuz. Üretimi arttırmak için arılarınızı destekleyebilirsiniz, ya da en azından çok sıcak ya da yağışlı havalarda arılarınızın çalışmadığında o günleri boş geçirmemek için biraz şeker, kek gibi takviyeler kullanabilirsiniz ve ürettiğiniz balı tahlile gönderdiğinizde eğer çok büyük bir tuhaflık yok ise saf belgesi alabilirsiniz. Peki üretimi yaparken sizi kim denetleyebilir ? Bir gün denetim yapıldı diyelim, peki 2-3 ay boyunca zar zor gidilen bir yere her gün kim gelecek denetime. Birde Türkiye’de onbinlerce arıcı olduğunu düşünürseniz üretim aşamasında bunun denetiminin mümkün olmadığını anlayabilirsiniz. Üretim sonrasıda tonlarca balı tek tek tahlil etmek çok zor ve maliyetli, zaten standart tahlil yöntemleri bahsettiğimiz üzere belli kriterleri sağlıyor ise “saf bal” sonucu verir. O nedenle bal üretimi herşeyden önce vicdan ile yapılır. Bu nedenle biz vicdanı en rahat olan arıcılardanız. Tabiki bizim gibi bu işi hakkı ile yapan çok sayıda arıcı mevcut. Ancak hepsinin ortak bir sorunu vardır. “Ürettiğimiz balı değerinde satamıyoruz.” Bu çok doğru ve malesef ülkemizde her konuda yüksek kazanç peşinde iken bu şartları bizlerin değiştirmesi pek kolay değil. Biz ticari bir kaygı taşımadığımız için diyoriz ki sadece balı bilen, anlayan ve bize güvenen gerçek anlamda saf bal yiyebilir.
Türkiye de olduğu gibi diğer ülkelerde de benzer durum geçerlidir ve hep aynı şey öğütlenir. “Balı güvendiğiniz yerden alınız.” Bu işin en temelinden beri içinde olarak düşüncemiz, nasıl ucuz et alırken kafamızda bin bir türlü soru işareti oluşuyor ise balda bunun kat kat fazlası oluşmalı.
Yüzlerce tür çiçekten ürettiğimiz polen dolu petekten bir küçük parça. Bu renk cümbüşü yüzlerce tür çiçeğin petekteki yansımasıdır ve ürettiğimiz balın kalitesinin en önemli ispatıdır.
Gerçekbal işte bu çiçek bolluğu içerisinde ve sayısız çiçek türlerinin bulunduğu çok özel bir yerde üretilir..
Bal yapan sadece bizim arılarımız değil, çok sayıdaki yaban arısıda kendi ihtiyacı olan balı üretme peşinde.
Çiçeklerin renklerindeki güzellik.. En güzel mavi ve en güzel pembe Gerçek balın üretildiği çiçeklerde..












Eylül 15th, 2011 at 15:32
Verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekür ederim. Okuduğum diğer yazılarınızda gayet güzel. Geçen sene aldığım bal çok güzeldi gerçekten, farkı hemen anlaşılıyor, tekrar isteyeceğim. Teşekkürler.
Eylül 21st, 2011 at 08:37
Merhaba,
Sitenizi rastgele arama yaparken buldum. Sizlerle kurdugum iletisim sonucu guvenerek siparis verdim. Baliniz tek kelimeyle mukemmel….. Tesekkur ederim. Gercek bel yemek isteyen herkese siddetle tavsiye ederim. Magazalardan fabrika uretimi bal alacaginiza buradan alin derim.
Saygilarimla,
Eylül 21st, 2011 at 21:39
Simdiye kadar tükettigimiz en iyi petek ballardan. Emeklerinizden ötürü tesekkurler
Eylül 26th, 2011 at 16:50
Rastgele aldığım bir baldan bu kadar memnun kalacağımı ummazdım. tavsiye ederim.
Ekim 5th, 2011 at 15:44
internette dolaşırken “gerçek bal”ı tesadüfen buldum.Münir Eroğlu beyle iletişim kurdum,kendisi bana çok güven verdi,tereddütsüz sipariş verdim. balı aldığımda bu kadar güzel bir ambalaj mı yapılır!..bundan böyle artık başka bir bal almayı düşünmüyorum.Münir beye çok teşekkür eder, başarılar dilerim.
Ekim 8th, 2011 at 20:32
Balın orjinalliği ve saflığı konusunda başlangıçta bazı tereddütlerim vardı ama;hiç üşenmeden tahlilini yaptırdım bu seneki bana gelen üründe glikoz oranı yüzde 2,8 çıktı. yani gerçekten şekersiz ve besin değerleri oldukça yüksek. güvenle tüketebilirsiniz.
Ekim 21st, 2011 at 13:59
gerçek balı yemek için internette araştırma yapıyordum ki münür hoca’nın sitesiyle karşılaştım, sitede verilen bilgiler ve münür hoca’nın samimiyeti beni etkiledi.. balın kargoyla 2 gün içerisinde özenli bir şekilde paketlenip elime ulaşması memnuniyet vericiydi.. balın tadı, kokusu, lezzeti mükemmel.. emeğinize sağlık sayın hocam..
Ekim 30th, 2011 at 21:53
bu nasıl bir bal şimdiye kadar tükettiğimiz ve bal diye aldıklarımız bal değilmiş meger münür hocama teşekkür eder ellerinden öperim
Ekim 31st, 2011 at 11:31
Çok bal tüketen bir aileyiz. Bal özellikle kahvaltılarımızın vazgeçilmezi… On yaşındaki oğlum için kahvaltı ekmek üzerine sürülmüş bal demek. Şimdiye kadar birçok yörenin balını denedik. Bu kadar bal tüketmemiz sebebiyle biraz da bu konuda müşkülpesentlik oluştu. Ailece dilimiz damağımız bal kalitesini test eden turnusol kağıdına dönüştü. Şimdiye kadar denediğimiz tüm ballarda bizleri rahatsız eden bir tat veya doku oldu. Bir hafta evvel internetten ulaştığım Münür Bey’in gönderdiği bal ise dokusuyla, aromasıyla tüm aile üyelerinden 10 puan aldı. Kilerimde duran diğer balları- ki bunlar iyi ballar- eşe dosta dağıtmaya ve Münür Bey’in balından başkasını tüketmemeye karar verdik. Ellerinize sağlık. Aldığınız ücret ananızın ak sütü gibi helal olsun.
Kasım 2nd, 2011 at 23:29
Tesadüfen bulduğum sitenizden risk alarak sipariş verdim.
Deneyimlerine inandığım babamdan tatmasını rica ettim.
(kendisi çocukluğunda sepet peteklerde bal üretmiş ve yıllarca onunla beslenmiş bir ailenin çocuğudur)
Bir kaşık alır almaz ‘’bu bal gerçek’’ dedi.Eh artık benim içinde en iyi referans budur.Ailecek büyük bir keyifle yiyoruz.Herkese afiyet olsun.
Kasım 9th, 2011 at 19:15
Değerli Hocam,
Ben Artvinliyim, bundan yaklaşık 20 yıl önce dedemin karakovanları vardı. Sıfır katkı ve tamamen doğaldı. Ticaret için değil kendi tüketimimiz için beş on tane arısı vardı. Ekim ayının sonuna doğru ilk kar düştüğünde hava iyice soğuduğunda dedem arıların balını alırdı. Bir kaşık bal yediğimizde boğazımızı midemizi yakardı. Fazla da yiyemezdik. Bu balı muhafaza ederlerdi ancak kış ortalarında bal katılaşır beyaz katı bir renk alırdı.
Bu normal midir?
Balın bu şekle girmemesi için ne yapılabilirdi?
Ankara’da yaşıyorum geçen sene memleketten bal getirttim. Bal yine aynı şekilde beyazlaştı ve katı bir hal aldı. Şeker katılan balın testle değilde anlayabileceğimiz bir yöntemi var mıdır?
Bilgilendirirseniz memnun olurum.
Saygılarımla
Turcan KAYA
turcankaya@mynet.com
Kasım 21st, 2011 at 20:37
XXX balı diye radyo kanallarında satılan bir baldan (uydurma bir suzme bal) sipariş veren bir yakınım nedeniyle araştırma yaparken tesadüfen Eğriçimen yaylasını ve sizleri tanıdım. Münür beyle yaptıgım telefon görüşmesi sonrasında kendisine itimat ederek sipariş verdigim süzme ve petek ballar iki gün içinde çok özenli bir şekilde paket edilmiş olarak elime ulaştı. Yıllardır bal yiyen biri olarak çok memnun kaldım. Herkese tavsiye ederim.
Şubat 8th, 2012 at 14:40
Turcan Bey merhaba ,
Geçmişte dedenizin ürettiği balın gerçek bal olduğu anlatımınızdan anlaşılıyor. Hakiki bal soğuk havada donma yapar. Bu donma yani krema kıvamına gelmesi ve beyazlaşması balın özelliğinden hiçbirşey kaybettirmez ve çok doğal bir durumdur. Balın donması balın üretildiği çiçek çeşitlerine göre değişkenlik göstermektedir. Bir kısım bitkini balı hiç donmazken , bazıları çok çabuk donabilir. Normalde balın oda sıcaklığında hava almayan kapalı bir kapta ve ışık görmeyen bir ortamda saklanması gerekir. Eğer bal donmuş ise bu şekliyle tüketilebilir veya el yakmayacak sıcaklıkta suyun içine kabıyla konarak sıvı hale dönüşmesi sağlanabilir.
Piyasada satılan balların büyük bir kısmı önce ısıtılıp sonra soğutulduğu için veya katkı maddesi katıldığı için kolay kolay donmaz. Ancak bu balın özelliğini ve besin değerini zayıflatan bir uygulamadır.
Hakiki balın anlaşılması da oldukça zordur. Özellikle günümüzde arılara şeker yedirilerek bunu enzimleriyle bala çevirmeleri sonucu çiçekten değil şekerden üretilmiş ballar satılmaktadır. Piyasadaki balların büyük çoğunluğu bu şekildedir. Bu konuda sertifika , belge vs de çok belirleyici değildir çünkü bir üretici ürettiği bir çerçeve hakiki bal için sertifika alıp bu sertifika ile şekerli balları istediği şekilde pazarlayabilir. Sonuçta her bir bal paketinden numune alınıp analiz edilemeyecektir. Bu nedenle en iyisi güvendiğiniz ve bildiğiniz kişilerden bal temin etmektir. Ayrıca sitemizdeki hakiki bal nasıl anlaşılır yazısını okumanızı tavsiye ederim. Bu yazı da mutlaka bir fikir verecektir.
Bilginize sunarım. Saygılarımla.
Tarkan EROĞLU