Türkiyede olduğu kadar dünyanın neredeyse tamamında bal ve diğer arı ürünleri aynı derecede öneme ve anlama sahiptir. Hatta özelllikle biyoloji ve kimya alanında gelişmiş, ilaç ve kozmetik sanayinde dünya lideri olmuş ülkeler bal , polen, arısütü ve propolis ile ilgili çok detaylı bilimsel araştırmaları yıllardan beri devam ettirmektedirler. Bu nedenle bal kültürü ve arıcılık dünyanın her yerinde büyük öneme sahiptir. Hatta biz ülke olarak bal kültürü ve kullanımı konusunda çok ileri değiliz. Örneğin birçok ülkede krema (kristalize olmuş) ballar tüketiciler tarafından tercih edilirken biz kalitesiz, şekerli bal diye çöpe atarız. Halkımızdaki bu gibi ön yargılı düşünceler arıcılık konusunu suistimal edenlerin işine yaramaktadır.
Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz üzere balın gerçekten hiç katkı verilmeden üretilip üretilmediğini anlamak standart tahlil yöntemleri ile mümkün değildir. Bu nedenle biraz şeker, kek gibi karışımlar vererek birazda doğadaki çiçeklerden faydalanarak bal üretip, standart tahlillerden geçirdikten sonra “saf bal” sertifikası almak hiçte zor değil. Bu nedenle gerçekten saf bal tüketmek biraz tüketicinin bilincine, biraz balın satıcısına ama en çok balı üreten arıcının vicdanına kalmıştır. (daha fazla…)
Çoğumuz önce çocuklarımız, sonra kendimiz için saf bal arayışı içerisindeyiz. Aldığımız balların üzerinde yazar “%100 Saf Bal” , ya da “saf bal kristalize olabilir.” Peki hiç paketlenmiş balların kristalize olduğunu gördük mü? Neden saf ise kristalize olmuyor ? Çünkü bu balların kristalize olmasını önleyecek (bununla ilgili bir yazımız olacak) işlem yapılır. Peki her “%100 Saf Bal” yazan gerçekten saf mıdır?
Soruya şöyle yanıt verebiliriz, %100 saf olan bir bal 15-20 TL ‘den satılabilir mi ? Sadece bu yanıt dahi yeterli olmakla birlikte açıklaması şöyledir;
Balda 2 temel şekilde haksızlık yapılır. Birincisi üretim aşamasında arıya katkı verilerek (şeker, kek vs) yapılan üretimdir. İkincisi ise süzme balın paketlenmesi aşamasında içine mısır şurubu ve benzeri reçelimsi maddelerin katılması. (Normal olarak petekli ballarda ikinci durum sözkonusu olmaz. ) Sorumuzun cevabı burada, paketlenen süzme bal %100 bal içeririyorsa ve paketleme sırasında bir katkı yapılmıyor ise %100 saf bal denilmesi pek yanlış olmaz. Peki süzme yapılan bal gerçekten üretim aşamasında saf mı üretilmiş ? Aldığınız balın üzerinde “%100 saf bal” yazması bunu ifade etmez.
Arıcılık yaptığımız civarda da çok sayıda arı kolonisi bulunmaktadır ve kg’mı 8-12 TL arasında temin etmek mümkündür. Ancak hiç bir saf bal üreticisi (ticari olarak yapıyor ise) bu fiyatlara bal veremez. Neden ? Kendimizden örnek vermek gerekirse, saf bal üretebilmek için öncelikle doğru yeri bulmak gerekir (bu işin en zor kısmıdır) . Sonra mevsim şartları çok önemlidir ve saf bal üreticisi için kaç kg bal üretimi yapacağını önceden tahmin etmesi mümkün değildir. Eğer bir arıcı ben yıllık x kadar bal üretim kapasitesine sahibim diyor ise mutlaka bir yanlışlık vardır. Zira isterse 1000 kovan arınız olsun, mevsim şartları uygun olmaz ise hiç ama hiç bal üretimi yapamayabilirsiniz. Bu şartlarda bu işten geçimini sağlayan saf bal üreticilerinin yukarıda bahsettiğimiz fiyatlara bal satarak geçimini sağlaması mümkün olamaz.
Bizim “saf bal” ve “geçek bal” tanımımız şöyledir ; Üretim aşamasında ve tüketiciye sunulurken asla ve asla hiç bir suretle katkı verilmeden yapılan baldır. Yani 500 yıl önce nasıl üretiliyor ise şu anda da öyle üretilen baldır. Diğer yazılarımızda da belirttiğimiz üzere balın saf olması da aslında tek başına yeterli değil. Çiçek florası (hangi tür ve kaç çeşit çiçek içerdiği) , tarım arazilerine mesafesi gibi içeriğini etkileyen önemli faktörler mevcuttur.
Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan , Sivas’ın Zara ilçesinde üretilmiş organik balımızı ilginize sunuyoruz. En doğal haliyle petekli olarak sunduğumuz balımız , üretilebilecek “en saf” ve “en doğal” baldır. Bizim için 40 yıldır ticari bir faaliyet olmaktan çok bir tutku olan arıcılık mesleğinde , asıl mesleğimiz olan öğretmenliğin verdiği , disiplin , özveri , dürüstlük ve şeffaflık anlayışı içinde üretim yapmaktayız. (daha fazla…)
Arı nasıl bal yapar ?
Bal, arılar tarafından çiçeklerden , bitkilerden ve meyve tomurcuklarından alarak yuttukları nektarın , bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşur. Arılar bu çok faydalı besini kovanlarında daha önceden hazırladıkları altıgen şeklindeki petek hücrelerine yerleştirirler. Arılar topladıkları nektarı invertaz enzimi sayesinde bala çevrilirken , sakkarozu değişime uğratarak fruktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürürler. Bu aşamada fermantasyon yani mayalanma olmaması için balın fazla suyunu uçururlar. Altıgen peteklere doldurulan ve belirli bir süre fazla suyu uçurulan ve tam kıvamına getirilen bal arılar tarafından sırlanır. Sırlama , altıgen peteklerin üstünün çok ince bir bal mumu tabakasıyla kapatılması işlemidir. Böylece hem balın oluşumu tamamlanmış hem de dış etkilerden korunaklı bir şekilde paketlenmiş olmaktadır.
Balın Özellikleri ;
Arılar tarafından üretilen balın rengi, tadı , kokusu ve şeker dengesi tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanır. Dolayısıyla arı kovanlarının yerleşik bulunduğu arazinin çiçek , bitki ve meyve familyasının tür ve çeşitliliğine bağlı olarak balın rengi , kokusu , tadı , besin değerleri vs. değişmektedir. Bal kokusunu , çiçeklerin de kokularının kaynağı olan Volatin Yağı’ndan alır.
Bal Üretimi ;
Bal , üretimi oldukça zahmetli bir gıda maddesidir. Bal üreticileri yani “Arıcılar” kaliteli ve saf bal üretmek için arı kovanlarını uygun mevsim şartlarında , bol çiçekli , geniş arazilerde bulundurmak zorundadırlar. Bu geniş arazilerde hem zirai ilaç kullanılmamalıdır , hem de bal üretimine uygun çiçek ve bitki çeşitliliğinin bulunması şarttır. Ayrıca mevsim şartları arıların çiçeklerden nektar toplayabilmeleri için uygun olmalıdır. Örneğin , çok sıcak , çok soğuk , aşırı yağmurlu veya fırtınalı havalarda arıların kovanlarından dışarı çıkması ve nektar toplamaları zorlaşmaktadır. Arı kovanlarının bakımları çok hassas bir şekilde günü gününe takip edilerek arıların hastalıklara ve dış etkenlere karşı korunması sağlanmalıdır. Arılar için de bal üretimi bir o kadar zor olup ; örneğin 1 kg nektar toplamak için yüzbinlerce arının günlerce çalışması gerekir. Üstelik bu nektarın sadece bir kısmı bala çevrilebilmektedir.
Bal nasıl saklanır ?
Bal oldukça dayanıklı bir gıda maddesidir. Isı , ışık , nem gibi dış etkilere maruz kalmadıkça asla bozulmaz. Zamanla özelliğini ve besin değerini kaybetmez. Bal oda sıcaklığında ışık ve hava ile teması olmayacak bir kapta saklanmalıdır.
Saf bal donar mı ?
Bilinenin tersine bazı çiçeklerden elde edilen saf ballar donabilir ve pürüzsüz krema kıvamına dönüşebilir. Bu balın doğal olmadığı manasına gelmez. Balın donması besin değerinde herhangi bir kayba neden olmaz ve ister bu şekilde istenirse sıcak su dolu bir kabın içine bal kabının konmasıyla (benmarin yöntemi) sıvı hale getirilerek tüketilebilir. Balın şekerlenmesi bambaşka birşeydir ve şeker veya glikoz katkılı olarak üretilmiş saf olmayan balların şekerlenmesi veya kristalize olmasıdır. Bilinçli tüketici olarak bu iki durumu birbirinden ayırmak gerekmektedir.
Her türlü soru , öneri ve istekleriniz için lütfen gercekbal@gmail.com adresine mail atınız.
Karakovan bal , arı kovanı içinde arının peteğinden balına kadar herşeyini kendisinin yaptığı , hiçbir şekilde dışardan katılmış , eklenmiş herhangi bir katkının olmadığı elde edilebilecek en saf bal çeşididir. (daha fazla…)