Share |
 0535 677 52 49 (Münür Hoca)   gercekbal@gmail.com   İletişim Formu
 Bal    Polen    Propolis    Karakovan  
Polen hakkında herşey, www.gercekpolen.com


Değerli Ziyaretçilerimiz,  
Kendi çapımızda ürettiğimiz ve her ne nedenle olursa olsun en ufak katkı içermeden ürettiğimiz ballarımızı sipariş vererek temin edebilir ve gerçek bal tatmış olma ayrıcalığına sahip olabilirsiniz.

Bazı doğrular

Değerli ziyaretçilerimiz, biz bu siteyi 2008 yılında ilk kurduğumuzda tek amacımız; ülkemizde oldukça geri kalmış, yanlış bilgilerle donatılmış bu çok değerli gıda için bilgimizi, üretildiği ilk andan soframıza geldiği ana kadar nasıl bir süreçten anlayıştan geçtiğini sizlerle paylaşarak bal üretim ve tüketim kültürünü arttırmaya yönelik desteklemekti. Aradan geçen 4-5 senede bu amacımızdan hiç bir zaman ödün vermedik bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Amacımız hiç bir şekilde diğer üreticileri ya da ürünleri kötülemek olmamakla birlikte lütfen aşağıdaki detayları dikkatlice okuyup kendi değerlendirmenizi yapınız. Bu konuda belli temel bilgileri elde etmek ve doğru tercihleri yaparak ülkemizdeki kaliteli bal üretimini desteklemek için bir adım olacaktır.

Türkiye’de arıcılık
- Türkiye’nin arı kolonisi olarak dünyada 4. ancak ihracatta 17-18. sırada olduğunu biliyor muyuz?
- “Raw honey” yani “ham bal” kavramının bizim arıcılık litaretüründe hemen hiç kullanılmadığını biliyor muyuz ? Piyasadaki balların ne kadarı “ham bal” ?
- Ülkemizde üretilen balların %96 dan fazlasının gerçek anlamda saf olmadığı halde %80′den fazlasının “saf bal” adı altında satıldığını biliyor muyuz ?
- Görmüş olduğu ısıl işlem yada içerdiği katkı maddeleri ile aslında kristalize (donması) olması önlenmiş süzme balların üzerinde yine de kristalize olabilir yazdığını biliyor muyuz ?
- Ülkemizde satılan bal ve diğer arı ürünlerinin bir kısmının ithal (özellikle Çin ve güney Amerika) olduğunu biliyor muyuz ?

Bal ile ilgili bildiklerimiz ;
- Saf olan ya da olmayan her bal herhangi bir önleyici işleme tabi tutulmamış ise kristalize (donma) olabileceğini, bunun saflığında ya da kalitesinde bir gösterge olmadığını biliyor muyuz ?
- Balda bir standart olmadığını biliyor muyuz ? Aynı kovandan alınan iki balın farklı tat, kıvam, renk ve kalitede olabilceğini biliyor muyuz ?
- Gıda kodeksine göre yapılan tahliller ile, aslında saf olmayan balların standartlara uygunluk belgesi alabildiğini biliyor muyuz ?
- Balın saflığını en iyi ve neredeyse tek bilen kişinin balı üreten olduğunu biliyor muyuz ? Hiçbir satıcı balın nasıl üretildiğini görmeden balın saf olduğunu garanti edemez . Biliyor muyuz ?
- Sivas Balı, Anzer Balı, Hakkari Balı, x yerin balı şeklinde ifadelerin aslında hiçbir şey ifade etmediğini biliyor muyuz ?
- Çiftlik balı diye bir kavramın olmayacağını biliyor muyuz ? Ya da birşey ifade etmediğini..
- Balın renginin (Siyah, Sarı, kahve vs) kalite ve saflık açısından birşey ifade etmediğini biliyor muyuz ? Bu tamamen zevk ve tercih meselesidir.
- Tek bir üründe maximum ve minimum fiyat aralığının en fazla olduğu ürünün Bal olduğunu biliyor muyuz ? kg’mı 7 TL den 600 – 700 TL ye kadar değişen fiyatlarda bal temin etmek mümkün.

Arı ürünleri ;
Arının tek ve en değerli ürününün bal olmadığını biliyor muyuz ? Polen, Arı sütü, propolis herbirisi ayrı ayrı öneme ve değere sahiptir.
Arısütü’nün çok az elde edilen bir ürün olduğu halde kg ile satıldığını biliyor muyuz ?

Ham Bal Nedir :
Ham bal (Raw honey) kovandan alındıktan sonra (doğal yöntemlerle süzme hariç) hiçbir işleme tabi tutulmamış olan baldır. Ülkemizde piyasaya sürülen balların çok çok büyük kısmı “ham bal” değildir. Balın saf olduğunu göstermez.

Saf Bal:
Organik, saf, kalite belgeli gibi süslü sözlere bir kenara bırakalım, Saf bal tanımı şöyledir ve bunu üreticiden başka birisinin bilmesi, anlaması pek mümkün değildir.
“Balın üretimi ve paketlenmesi esnasında hiç bir şekilde ve miktarda katkı verilmeden üretilmiş baldır” . Ancak balın saf olması, ham bal olması yeterli şartlar değildir. Balın kalitesi şunlara bağlıdır;

- Aldığımız balın saf (yukarıda tanımladığımız anlamda) ve ham bal olması gerekli.
- Yer yörenin balı ayrı bitki özleri ve çiçeklerden üretileceği için aslında hepsinin kendine özgü bir kalitesi vardır. Ancak özellikle doğu, kuzeydoğu anadolu ve iç anadolunun yüksek kesinlerinde üretilen balların
biraz daha iyi bir karışıma sahip olduklarını söyeyebiliriz.
- Bal üretilen bölgede tarım arazisi olmamalı, zira ne kadar doğal olursa olsun ilaçlama etkisi olabilir.
- Bal üretilen bölgenin yerleşim ve karayolu bölgelerinden uzakta olması önemlidir.
- Pek dikkat edilmez ancak taban balı dediğimiz en alttaki kovanın balının alınmaması önemlidir. (Arılara verilen ilaçlar bu kovanda verildiği için etkileşim olabilir)

Diğer yazılarımızda da belirttiğimiz üzere satıcıların çok çok büyük bir kısmı balın nasıl üretildiğini görmezler, yapılan tahliller, geleneksel yöntemler ve diğerleri bir balın kalitesini/saflığını anlamak için pek yeterli değildir. Bu işte, bilinçli tüketiciden daha önemli olan bilinçli üreticiler olması gerekliliğidir.

Doğal, katkısız bal üretimi ve arıcılık

Türkiyede olduğu kadar dünyanın neredeyse tamamında bal ve diğer arı ürünleri aynı derecede öneme ve anlama sahiptir. Hatta özelllikle biyoloji ve kimya alanında gelişmiş, ilaç ve kozmetik sanayinde dünya lideri olmuş ülkeler bal , polen, arısütü ve propolis ile ilgili çok detaylı bilimsel araştırmaları yıllardan beri devam ettirmektedirler. Bu nedenle bal kültürü ve arıcılık dünyanın her yerinde büyük öneme sahiptir. Hatta biz ülke olarak bal kültürü ve kullanımı konusunda çok ileri değiliz. Örneğin birçok ülkede krema (kristalize olmuş) ballar tüketiciler tarafından tercih edilirken biz kalitesiz, şekerli bal diye çöpe atarız. Halkımızdaki bu gibi ön yargılı düşünceler arıcılık konusunu suistimal edenlerin işine yaramaktadır.
Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz üzere balın gerçekten hiç katkı verilmeden üretilip üretilmediğini anlamak standart tahlil yöntemleri ile mümkün değildir. Bu nedenle biraz şeker, kek gibi karışımlar vererek birazda doğadaki çiçeklerden faydalanarak bal üretip, standart tahlillerden geçirdikten sonra “saf bal” sertifikası almak hiçte zor değil. Bu nedenle gerçekten saf bal tüketmek biraz tüketicinin bilincine, biraz balın satıcısına ama en çok balı üreten arıcının vicdanına kalmıştır. (daha fazla…)

En güçlü Antibiyotik, PROPOLİS

“Arı” dendiğinde çoğumuzun aklına ilk belkide sadece bal gelir. İşin ilginç yanı ise bal dendiğinde hemen kafamızda emsalsiz tadı olan bal şekilleniverir. Aslında arı dediğimiz bu mucizevi varlık sadece bal üretmez. En az bal kadar, belki belli konularda baldan çok daha üstün başka gıdalarda üretir. Bunlar arı sütü, polen ve içlerinde en az bilineni olan propolistir ya da diğer adı ile arı yapışkanıdır (bee glue). Bu yazımızda propolisin ne olduğunu ve insana ne tür faydalar sağlayabildiğini paylaşacağız.

Propolis nedir?
Propolis oldukça sert , arıların bitki reçinelerinden ve özlerinden toplayarak kovanlarındaki açık ya da çatlak kısımları kapatmak ve kovanı sterilize etmek için ürettikleri resinöz bir maddedir. Arılar virus ve bakterilerden etkilenmezler, bu konu her ne kadar hala araştırma konusu olsa bile nedeninin propolisten kaynaklandığı tezi kabul görmüştür. Bunun yanında kraliçe arının yumurtalarını bıraktığı kutucukların üstü ince bir propolis astarı ile arı tarafından kapatılır.

Propolisin içeriği nedir?
Bahsettiğimiz üzere arının belli ağaç ve bitkilerden topladığı reçineleri kendine haz özümsemesi ile oluşur. Önemli oranda magnesyum, kalsiyum, fosfor, potasyum , B1 ve B2 vitaminleri, beta karoten ve P Vitamini (bioflavonoid) içerir.

İçeriğindeki en önemli olan ve propolise gücünü veren madde bioflavonoid’dir. Bu madde insandaki kılcal damarların ve bağlayıcı dokuların güçlenmesi için çok önemlidir. Bunun yanında vucüdün C vitaminini emmesini ve bunu kullanmasını kolaylaştırır. Solunum yolları enfeksiyonlarını , kanayan diş etleri, ağız yaraları , damarlardaki varisler ve daha birçok hastalığın tedavisi için çok enemli bir etkendir. Bu nedenle sağlık sektöründe ve özellikle ilaç üretiminde yoğun olarak kullanılır.

Propolis antiviral, antibakteriyel, antiseptik ve antifungaldır.
Propolis bir dönemler “Rus penisilini” olarak isim yapmıştı. Bunun nedeni Rus bilimadamlarının propolis üzerinde yaptıkları önemli çalışmalardır. Bu çalışmalarından en önemlisi propolis verdikleri bir grup tavşanın , propolis verilmeyenlere göre hastalılı hücrelere karşı çok daha dayanıklı olduklarını ispatlamalarıdır. Hatta ve hatta yapılan çok sayıdaki denemelerde propolis verilen hayvanların , sadece antitoksin verilenlere göre dahi, hastalıklara karşı kat ve kat dayanıklı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Belkide propolisin en büyük özelliği bilinen antibiyotiklerden çok çok daha etkili ve güvenli oluşudur. Propolis’in yan etkisi, toksik etkisi yoktur. Birçok antibiyotik gibi insan vücüdunda bulunan faydalı bakterileri yok etmez. Bu nedenle doğada bulunan en güçlü antibiyotiğin propolis olduğu bilim dünyası tarafından kabul görmüştür.

Propolis tercihi ve temini
Öncelikle şunu belirtelim, her propolis aynı kalitede değildir. Bitkilerin reçineleri salgılama oranlarının ve çeşitliliklerinin yüksek olduğu bölgelerdeki propolisler daha iyidir. Bu bölgeler özellikle kuzey iklimleridir. Özellikle Kanadanın bazı bölgelerinde elde edilen propolislerin en iyi propolisleri olduğu söylenebilir.
Türkiyede üretilen propolislerde oldukça kaliteli olmakla birlikte, ülkemizde genelde ithal propolis satılmaktadır. Bunun nedeni dışarıdan ucuz , kalitesi düşük propolis getirilebilmesidir. Propolis toz, sıvı ile karıştırılarak, tablet şeklinde yada saf olarak temin edilebilmektedir. Gerçekbal olarak sadece kendi arılarımızdan elde ettiğimiz sınırlı sayıdaki saf propolisi dileyen ziyaretçilerimize max 200 gram (mümkün olduğunca fazla kişiye verebilmek için) olarak gönderebileceğiz. Saf propolis sıcak su içinde eritilerek ya da ağızda emilerek kullanılabilir. Yapışkan olduğu için çiğnenmemesi gereklidir. Günde bir ya da iki defa 500mg propolis tüketmek yeterlidir.

Arı Poleni Nedir ?

Her işçi arının bahar aylarında yaptığıdır çiçeklerden ya da çiçek veren bitkilerden nektar ve pollen toplamak.  Arı poleni insanların tüketimi açısından çok büyük önem taşıyan bir çok vitaminle ve besin değeri yüksek maddelerle yüklenmiştir.  Bu mükemmel gıda için özellikle polene karşı allerjisi olan çok sayıda kişinin bulunduğunu ve tüketirken bunu gözardı etmemek gerektiğini bilmek gerekir.

Arılar besin zincirinin en güçlü ve önemli adımı olan polenleri çiçeklerden topladıktan sonra bunları onların nekratlarıyla karıştırarak bir dönüşüme uğratarak polenin bir besin maddesi halini almasını sağlarlar. Bu aslında balın oluşumu kadar önemli ve bir o kadar inanılmaz bir olaydır. Bu nedenle sadece pollen olarak değil “Arı Poleni” olarak anmak daha doğru olacaktır. Bir parça arı poleni içerisinde aslında 300-500 bin pollen tozu mevcuttur. Arı poleni içeriğine bakıldığında aslında binlerce bioaktif içeriğin olduğu görülür. Bunlar, enzimler, karotenler, yağ asidi esansı, amino asitler, doğal selat mineraller, tüm vitamin kompleksleri, lipit elementler ve insane vücudu için çok çok önemli olan antioxidantlardan fenol (karbolik asit) ve polifenol önemlidir.  Antioxidan ve doğal içerikleri açısından değerlendirildiğinde portakal, kivi, çilek, böğürtlen, kiraz , üzüm, elma, erik gibi diğer çok önemli diye bildiğimiz antioxidanlardan onlarca kat daha faydalıdır. (daha fazla…)

Arı poleni ve balın yararları

Prof. Dr. Erdem Yeşilada     eyesilada@yeditepe.edu.tr

Geleneksel kültürümüzde balın yararlarından sık sık söz edilir. Araştırmalarımızda arı poleninin bu faydaları artırdığını gördük.

(daha fazla…)