Bal HakkInda Herşey...



Gercekbal.com ; katkı maddesi kullanılmadan , doğal yöntemlerle üretilen organik çiçek balımızı , sizlere tanıtmak için hazırlanmıştır. Sipariş , her türlü görüş , düşünce ve önerileriniz için lütfen gercekbal@gmail.com adresimize mail atın. REFERANS sayfamızı incelemenizi , özellikle tavsiye ederiz.

ORGANİK BAL...



Biz , balın mucizevi bir gıda olduğunun farkındayız. Bizim için bal ; hayatımızın vazgeçilmez besinlerinden birisidir. Ancak , günümüzde hakiki balın hem üretilmesi hem de bulunabilirliği çok zordur. Bu site sayesinde ; makul fiyatlarla hakiki bal ihtiyacınızı karşılamak amacındayız.

Gerçek Bal ; doğal ve katkısız bal sağlıklı hayat



Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Koyulhisar

Niksar Ziyaretgâhları:

Danişmendoğlu Niksar Fatihi Melik Gazi Hasretleri: Kale kapısı yanında gömülüdür. Yüce kabrinde mehabet vardır. Hâlâ ziyaretgâhtır. Tanrı’nın rahmeti üzerine olsun.

Çöreği Büyük Sultan: Camisi civarında yüce bir kubbede gömülüdür. Yüksek bir yapıdır.

Hümam Sultan: Tanrı, ruhunu yüce etsin. Büyük azizdir.

Buradan kalkıp yine doğuya doğru ormanları aşıp 6 saatte “Bas Çiftlik” köyü durağına geldik. Burada Sivas Eyaleti bitti. Bundan ötesi Erzurum Eyaleti’dir. Bu köy iki eyalet sınırında olup 200 evli Ermeni köyüdür. Zeamettir. Buradan sabahleyin kalkıp Erzurum Eyaleti’nde İskefser kazasına ayak bastığımız gibi 207 kurban  edip Erzurum ileri gelenlerinden Çavuşlar Kethüdası, Defter Emini, Çavuşlar Emini, Tımar Defterdarı vesair Divan erbabı hep karşılamaya gelip her biri hediye olarak değerli mücevherler ve avânî getirdiler.

Hâsılı vekarlı Paşa Efendimiz’le Erzurum Eyaleti’ne girip İskefser adlı bir amansız beli bin güçlükle geçerek 3 saatte Şahta köyüne geldik ki İskefser Nahiyesi’nde 200 evli Ermeni köyüdür. Zeamettir.

Üsküdar’dan buraya gelinceye kadar hep doğuya doğru gittik. Bütün sular hep doğudan Tokat ve Osmancık’a doğru yani batıya akardı. Bundan da Erzurum’un ne kadar yüksek bir toprakta olduğu ortaya çıkar. Bu Şahta köyünden kalkarak artık eyaletimizdir diye, gittiğimiz tarafa bakmayıp köy, kasaba ve şehirleri geçip gezerek bir doğuya, bir batıya, bazen güneye, bazen kuzeye gittik.

Buradan 4 saat mamur köyler içinden gittik. Tekke köyü, İskefser Kasabası toprağında 100 evli, 1 camili zeamet köyüdür. Ziyaretgâhı varsa da malûmumuz değildir.

Oradan 5 saat mahsuldar tarlalardan geçerek Çavdar köyü durağına geldik. Burası Koyluhisar kazasına bağlı, 100 evli mamur bir köydür. Ondan 5 saat ilerde Koyluhisar Kalesi’ne geldik.

Koyluhisar Kalesi

Bunu Fatih’in korkusundan Uzun Hasan yaptırmıştır. Fakat sonra Fatih tarafından fethedilmiştir. Erzurum Eyaleti’nde, Şebin Karahisar Sancağı toprağında nahiye ve 150 akçalı kazadır. Kalesi yalçın kaya üzerinde taştan bir yapı, dört köşeli güzel bir kaledir. Çepeçevre büyüklüğü 1300 adımdır. İçinde 100 evi ve ambarları, cebehanesi, su sarnıçları, güney tarafına açılır demir kaplı bir kapısı vardır. Dizdarı, 70 kadar neferi, dışarısında 100 evli bir varoş, 1 cami, birkaç dükkân vardır. Vardığımızda kaleden 17 tane top atılıp sevinç gösterildi. Kale ahalisi hediyeleriyle gelip Paşa ile buluştular. Vezirin huzurunda 10 koyun kurban edip onar altın ihsan alarak gittiler.

Bu kale kuzey tarafında, iki konak mesafede olan, deniz kıyısındaki “Perşembe Pazarı”na yakındır ki yaya adam bir günde varır. Bir kere Sultan Ahmed Han çağında, Özi Kazakları, Karadeniz’den çıkıp dağları aşarak bu kalenin dışarısını yağma ederek kaçmışlardır.

Kale, yayla yerde olduğundan suyu ve havası güzeldir. Bağları, bahçeleri vardır. Kayalarda kovan arısı olup misk ve anber kadar güzel kokulu balı olur ki “Koyluhisar balı” diye meşhurdur.

Buradan hareketle yine aşağı bir uçuruma inip Kerkük (= Kelkit) ırmağı kıyısındaki dere ve tepelerden 7 saat gittikten sonra “Doyran” köyü durağına vardık.

Bu Kerkük (= Kelkit) Irmağı, Kerkük (= Kelkit) dağları’ndan doğar. Koyîuhisar Dağları’ndan da nice sular ona eklenir, aşağı iner. Çarşamba Pazarı’ndan aşağıda, Boğazkesen’de Çarşamba Suyu’na ki Amasya’dan geçen Tozanlı ve Çekerek sularının birleşmesinden husule gelir, karışır. Oradan Karadeniz’e dökülür. Bu Kerkük (= Kelkit) Irmağı .hayat suyu gibi bir sudur. Çünkü kaynağı ulu dağlardadır…

Etiketler: Koyulhisar
Bu yazı toplam 441 defa okunmuştur.

Yorum Yapabilirsiniz.



Kategoriler

  • Kategoriler


Son Yazılar

Son Yorumlar

Linkler

Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot Ad Spot


Free PageRank Display Genel