Share |
 0535 677 52 49 (Münür Hoca)   gercekbal@gmail.com   İletişim Formu
 Bal    Polen    Propolis    Karakovan  
Polen hakkında herşey, www.gercekpolen.com


Değerli Ziyaretçilerimiz,  
Kendi çapımızda ürettiğimiz ve her ne nedenle olursa olsun en ufak katkı içermeden ürettiğimiz ballarımızı sipariş vererek temin edebilir ve gerçek bal tatmış olma ayrıcalığına sahip olabilirsiniz.

Bazı doğrular

Değerli ziyaretçilerimiz, biz bu siteyi 2008 yılında ilk kurduğumuzda tek amacımız; ülkemizde oldukça geri kalmış, yanlış bilgilerle donatılmış bu çok değerli gıda için bilgimizi, üretildiği ilk andan soframıza geldiği ana kadar nasıl bir süreçten anlayıştan geçtiğini sizlerle paylaşarak bal üretim ve tüketim kültürünü arttırmaya yönelik desteklemekti. Aradan geçen 4-5 senede bu amacımızdan hiç bir zaman ödün vermedik bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Amacımız hiç bir şekilde diğer üreticileri ya da ürünleri kötülemek olmamakla birlikte lütfen aşağıdaki detayları dikkatlice okuyup kendi değerlendirmenizi yapınız. Bu konuda belli temel bilgileri elde etmek ve doğru tercihleri yaparak ülkemizdeki kaliteli bal üretimini desteklemek için bir adım olacaktır.

Türkiye’de arıcılık
- Türkiye’nin arı kolonisi olarak dünyada 4. ancak ihracatta 17-18. sırada olduğunu biliyor muyuz?
- “Raw honey” yani “ham bal” kavramının bizim arıcılık litaretüründe hemen hiç kullanılmadığını biliyor muyuz ? Piyasadaki balların ne kadarı “ham bal” ?
- Ülkemizde üretilen balların %96 dan fazlasının gerçek anlamda saf olmadığı halde %80′den fazlasının “saf bal” adı altında satıldığını biliyor muyuz ?
- Görmüş olduğu ısıl işlem yada içerdiği katkı maddeleri ile aslında kristalize (donması) olması önlenmiş süzme balların üzerinde yine de kristalize olabilir yazdığını biliyor muyuz ?
- Ülkemizde satılan bal ve diğer arı ürünlerinin bir kısmının ithal (özellikle Çin ve güney Amerika) olduğunu biliyor muyuz ?

Bal ile ilgili bildiklerimiz ;
- Saf olan ya da olmayan her bal herhangi bir önleyici işleme tabi tutulmamış ise kristalize (donma) olabileceğini, bunun saflığında ya da kalitesinde bir gösterge olmadığını biliyor muyuz ?
- Balda bir standart olmadığını biliyor muyuz ? Aynı kovandan alınan iki balın farklı tat, kıvam, renk ve kalitede olabilceğini biliyor muyuz ?
- Gıda kodeksine göre yapılan tahliller ile, aslında saf olmayan balların standartlara uygunluk belgesi alabildiğini biliyor muyuz ?
- Balın saflığını en iyi ve neredeyse tek bilen kişinin balı üreten olduğunu biliyor muyuz ? Hiçbir satıcı balın nasıl üretildiğini görmeden balın saf olduğunu garanti edemez . Biliyor muyuz ?
- Sivas Balı, Anzer Balı, Hakkari Balı, x yerin balı şeklinde ifadelerin aslında hiçbir şey ifade etmediğini biliyor muyuz ?
- Çiftlik balı diye bir kavramın olmayacağını biliyor muyuz ? Ya da birşey ifade etmediğini..
- Balın renginin (Siyah, Sarı, kahve vs) kalite ve saflık açısından birşey ifade etmediğini biliyor muyuz ? Bu tamamen zevk ve tercih meselesidir.
- Tek bir üründe maximum ve minimum fiyat aralığının en fazla olduğu ürünün Bal olduğunu biliyor muyuz ? kg’mı 7 TL den 600 – 700 TL ye kadar değişen fiyatlarda bal temin etmek mümkün.

Arı ürünleri ;
Arının tek ve en değerli ürününün bal olmadığını biliyor muyuz ? Polen, Arı sütü, propolis herbirisi ayrı ayrı öneme ve değere sahiptir.
Arısütü’nün çok az elde edilen bir ürün olduğu halde kg ile satıldığını biliyor muyuz ?

Ham Bal Nedir :
Ham bal (Raw honey) kovandan alındıktan sonra (doğal yöntemlerle süzme hariç) hiçbir işleme tabi tutulmamış olan baldır. Ülkemizde piyasaya sürülen balların çok çok büyük kısmı “ham bal” değildir. Balın saf olduğunu göstermez.

Saf Bal:
Organik, saf, kalite belgeli gibi süslü sözlere bir kenara bırakalım, Saf bal tanımı şöyledir ve bunu üreticiden başka birisinin bilmesi, anlaması pek mümkün değildir.
“Balın üretimi ve paketlenmesi esnasında hiç bir şekilde ve miktarda katkı verilmeden üretilmiş baldır” . Ancak balın saf olması, ham bal olması yeterli şartlar değildir. Balın kalitesi şunlara bağlıdır;

- Aldığımız balın saf (yukarıda tanımladığımız anlamda) ve ham bal olması gerekli.
- Yer yörenin balı ayrı bitki özleri ve çiçeklerden üretileceği için aslında hepsinin kendine özgü bir kalitesi vardır. Ancak özellikle doğu, kuzeydoğu anadolu ve iç anadolunun yüksek kesinlerinde üretilen balların
biraz daha iyi bir karışıma sahip olduklarını söyeyebiliriz.
- Bal üretilen bölgede tarım arazisi olmamalı, zira ne kadar doğal olursa olsun ilaçlama etkisi olabilir.
- Bal üretilen bölgenin yerleşim ve karayolu bölgelerinden uzakta olması önemlidir.
- Pek dikkat edilmez ancak taban balı dediğimiz en alttaki kovanın balının alınmaması önemlidir. (Arılara verilen ilaçlar bu kovanda verildiği için etkileşim olabilir)

Diğer yazılarımızda da belirttiğimiz üzere satıcıların çok çok büyük bir kısmı balın nasıl üretildiğini görmezler, yapılan tahliller, geleneksel yöntemler ve diğerleri bir balın kalitesini/saflığını anlamak için pek yeterli değildir. Bu işte, bilinçli tüketiciden daha önemli olan bilinçli üreticiler olması gerekliliğidir.

Propolis nasıl kullanılır ?

Propolis Sayfası için Tıklayınız..

Saf Propolis

Son 30 yılda özellikle üzerinde çok fazla araştırma yapılan propolisin değeri ve belkide ne olduğu ülkemizde pek bilinmemektedir. Arıların bakterilere karşı çok dirençli olduğu ve doğadaki en temiz canlılardan birisi olduğu bilinir. Peki bir arı yuvasına fare girerse ne olur ? Arılar fareyi sokarak öldürür. Peki arı barınağındaki fare ölüsünden küçücük arılar nasıl korunur ? Bu aslında propolisin insan içinde çok önemli bir madde olduğunun başlangıcıdır. Arı fare ölüsünü propolis ile tamamen kaplayarak (mumyalayarak) bakteri ürememesini sağlayarak kendisine zarar gelmesini önler. Bu yazımızda propolisin ne olduğu ve nasıl kullanıldığı konusunda bazı detayları bulabilirsiniz.

Normal su ile saf propolisin en fazla %2.5’i çözülebilir. Bu şekildeki çözülmeler çeşitli egzama türlerinin tedavisinde kullanılabilir. Ancak çok uzun süre saklanamazlar. Propolis’i çözmek için kullanılabilecek en iyi yöntemlerden birisi etil alkoldür.  Konsantrasyone en fazla %60 olmalıdır. Temel yağlar içindeki propolis solüsyonu biyolojik zar oluşturmak için kullanılır. Karışımdaki eter çabuk buharlaşır ve geriye kalan zar tabaka yaranın çabuk iyileşmesini sağlar.  Su ile çözülen propolis’in çözülmeyen kalıntısı ile yapılan homojen karışımı ilaç üretiminde,  sağlıkta, tıbbi tatlandırıcı ve sakız üretiminde kullanılır.  Popolisin tam olarak ve yerinde kullanılabilmesi için içindeki maddelerin ve özelliklerinin iyi bilinmesi gerekir. 1970-80 li yıllarda başlayan çalışmalarda bilinen 30 çeşit madde var iken bugün bu rakam 300’lere çıkmıştır. Oldukça farklı maddelerden oluşan bu karışım temelde 5 gruba ayrılabilir.  Bioflovonoidler, Vitaminler,  Aromatik asitler,  Aldohidler ve   Microelementler.Tüm bu bileşenler tıp açısından önemli olmakla birlikte en önemli özelliği antibakteriel olmasıdır.  Özellikle Rus bilim adamlarının yapmış oldukları deneyler sonrasında kanda gamma globulin içerik sayısını artırarak, bağışıklık sistemini uyaran bir aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte propolis ile tedavi edilen yaraların ve yanıkların antibiyotikler ile yapılan tedavilere göre %30 daha hızlı iyileşme sağladığı ve izlerin silindiği belirlenmiştir. Propolisin tüm bu biyolojik özellikleri viral-bakteri dahil olmak üzere çeşitli egzama türlerinin tedavisinde yaygın olarak dermatolojide kullanılır. % 1 (99 gram vazelin için 1 gram propolis) ve% 5 merhem genellikle tıpta kullanılır. Yaraların tedavisi için % 40 propolis solüsyonu (iyot çözeltisine benzer), yaranın üzerine sürülür. Bal propolis ile kombinasyonu ise özellikle uzun süreli yatmak nedeniyle oluşan yaraları iyileştirmede çok güçlüdür.

Propolis nasıl sıvı hale getirilir ?

Propolisi katı olarak tüketmek kolay olmayabilir.  Ağızda çiğnenmesi güçtür ve biraz fazla yendiğinde mide de hafif sancılar yapabilir. Bu nedenle sıvı propolis tercih edilebilir.  Propolis katı bir madde iken nasıl sıvılaştırılır. Aslında satılan sıvı propolisler bir çözeltidir, propolisin kendisi sıvı halde olmaz.  Propolis çözeltisi hazırlamanın çok yöntemi olmasına rağmen en fazla tercih edileni  Etil Alkol ile çözmektir. %60-70 lik etil alkol içerisine hazırlanmak istenen yoğunluğa göre 8 e 2 ya da 7 ye 3 oranında propolis katılır (70gr etil alkol, 30 gr propolis).   7 ye 3 oranından fazlasını tercih etmemek gerekir.  Dondurulan propolis etil alkol içerisine bir bıçak vasıtası ile kazınır. Propolis ne kadar küçük (hatta toz) haline getirilirse o kadar iyidir. Bu karşım kapalı bir kavanozda ve karanlık ortamda, oda sıcaklığında en az 1 hafta (ideali 2 haftadır) bekletilir. Günde 2-3 defa çalkalamak çözültinin daha iyi olmasını sağlar.  Son aşamada resimdeki gibi koyu renk alan propolis çözeltisi ince bir tülbent ile süzülür.  Bu çözelti ağır bir çözelti olacağı için, asla bu şekli ile tüketilmemelidir. Aslında elde edilen çözelti çok iyi bir tentürdiyot olmuştur.  Eğer içmek istenirse 1 su bardağına 1 çay kaşığı kadar çözelti koymak yeterlidir.  Bu karışımdaki alkol oranı çok çok az olacaktır.  Yoğunluğu biraz arttırarak çok iyi bir gargara elde etmekte mümkün.

Otolarengolojide, propolis kulak iltihabı tedavisinde kullanılır. % 40 lık propolis çözeltisi, bir parça pamuk üzerine dökülür ve kulak kanalı içine yerleştirilir. Solüsyon buharı ,  içeriye nüfuz eder ve iltihabın iyileşmesini sağlar. Bu çözüm, özellikle küçük çocuklardaki ağız boşluğu mekanik yaralanmalarında ya da östaki borusu enfeksiyonlarının  tedavisinde çok etkilidir.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde çok iyi sonuçlar elde edilmiştir. Propolis çözeltisi  su ile seyreltilerek gargara yapılır ve solunarak kullanılır. Sadece 3 dakika süren soluk alma  dahi iyi sonuç verir. Bunu günde birkaç kez tekrarlamakta fayda vardır.

Propolisin su ile yapılan çözeltisi, mide ve onikiparmak bağırsağı hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Solüsyon, ülsere ulaştığında, mide tarafı suyu emer ve biyolojik film tabakası yüzeyde görünürek iki işlevi yerine getirir. Ağrıyı giderir ve dokunun yenilenmesini destekler. Her ülserin üzerinde bakteriler mevcuttur. Propolis, bakteriyel aktiviteyi bastırır, büyümelerini durdurur ve iyileşmeyi sağlar. Bal ile propolis karışımı ise tedavi sürecini hızlandırır.

Beriyodont iltihabının ilk aşamalarında tedavi edilebilir olduğu belirlenmiştir. Propolis çözeltisinin diş etlerine sürülmesinin ya da propolis içeren özel sakızların çiğnenmesinin  diş eti iltihaplarının gelişme sürecini yavaşlattığı ya da durdurduğu saptanmıştır.

Bilimsel literatürde propolis ile ilgili, 1500 den fazla eser vardır ve pek çok diğer hastalıkların tedavisi için bir çare olarak tarif edilir.
Saf Propolis yaraların tedavisinde kulanılabilir mi ?
Evet, ince bir tabaka haline getirilen propolis yaraya sürülebilir ancak bu çözeltilere göre daha fazla vakit alır.

Propolis ülser tedavisinde nasıl kullanılır ?
Propolis çözeltisi, sabah ve akşam olmak üzere çay ya da suyun içine 15 damla olacak şekilde dökülür.  Süt ile propolis kullanılmaması tavsiye edilir.

Propolis Tentürdiyot gibi kullanılabilir mi ?
%40 lık çözelti kullanılabilir, daha yoğun çözeltiler ise cildi kurutabilir.

Propolis hemoroid tedavisinde kullanılabilir mi ?
Evet, hem de diğer rektum iltihapları tedavisinde olduğu gibi. Propolis merhem dışarıdan hem de rektumda kullanılabilir.

En güçlü Antibiyotik, PROPOLİS

“Arı” dendiğinde çoğumuzun aklına ilk belkide sadece bal gelir. İşin ilginç yanı ise bal dendiğinde hemen kafamızda emsalsiz tadı olan bal şekilleniverir. Aslında arı dediğimiz bu mucizevi varlık sadece bal üretmez. En az bal kadar, belki belli konularda baldan çok daha üstün başka gıdalarda üretir. Bunlar arı sütü, polen ve içlerinde en az bilineni olan propolistir ya da diğer adı ile arı yapışkanıdır (bee glue). Bu yazımızda propolisin ne olduğunu ve insana ne tür faydalar sağlayabildiğini paylaşacağız.

Propolis nedir?
Propolis oldukça sert , arıların bitki reçinelerinden ve özlerinden toplayarak kovanlarındaki açık ya da çatlak kısımları kapatmak ve kovanı sterilize etmek için ürettikleri resinöz bir maddedir. Arılar virus ve bakterilerden etkilenmezler, bu konu her ne kadar hala araştırma konusu olsa bile nedeninin propolisten kaynaklandığı tezi kabul görmüştür. Bunun yanında kraliçe arının yumurtalarını bıraktığı kutucukların üstü ince bir propolis astarı ile arı tarafından kapatılır.

Propolisin içeriği nedir?
Bahsettiğimiz üzere arının belli ağaç ve bitkilerden topladığı reçineleri kendine haz özümsemesi ile oluşur. Önemli oranda magnesyum, kalsiyum, fosfor, potasyum , B1 ve B2 vitaminleri, beta karoten ve P Vitamini (bioflavonoid) içerir.

İçeriğindeki en önemli olan ve propolise gücünü veren madde bioflavonoid’dir. Bu madde insandaki kılcal damarların ve bağlayıcı dokuların güçlenmesi için çok önemlidir. Bunun yanında vucüdün C vitaminini emmesini ve bunu kullanmasını kolaylaştırır. Solunum yolları enfeksiyonlarını , kanayan diş etleri, ağız yaraları , damarlardaki varisler ve daha birçok hastalığın tedavisi için çok enemli bir etkendir. Bu nedenle sağlık sektöründe ve özellikle ilaç üretiminde yoğun olarak kullanılır.

Propolis antiviral, antibakteriyel, antiseptik ve antifungaldır.
Propolis bir dönemler “Rus penisilini” olarak isim yapmıştı. Bunun nedeni Rus bilimadamlarının propolis üzerinde yaptıkları önemli çalışmalardır. Bu çalışmalarından en önemlisi propolis verdikleri bir grup tavşanın , propolis verilmeyenlere göre hastalılı hücrelere karşı çok daha dayanıklı olduklarını ispatlamalarıdır. Hatta ve hatta yapılan çok sayıdaki denemelerde propolis verilen hayvanların , sadece antitoksin verilenlere göre dahi, hastalıklara karşı kat ve kat dayanıklı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Belkide propolisin en büyük özelliği bilinen antibiyotiklerden çok çok daha etkili ve güvenli oluşudur. Propolis’in yan etkisi, toksik etkisi yoktur. Birçok antibiyotik gibi insan vücüdunda bulunan faydalı bakterileri yok etmez. Bu nedenle doğada bulunan en güçlü antibiyotiğin propolis olduğu bilim dünyası tarafından kabul görmüştür.

Propolis tercihi ve temini
Öncelikle şunu belirtelim, her propolis aynı kalitede değildir. Bitkilerin reçineleri salgılama oranlarının ve çeşitliliklerinin yüksek olduğu bölgelerdeki propolisler daha iyidir. Bu bölgeler özellikle kuzey iklimleridir. Özellikle Kanadanın bazı bölgelerinde elde edilen propolislerin en iyi propolisleri olduğu söylenebilir.
Türkiyede üretilen propolislerde oldukça kaliteli olmakla birlikte, ülkemizde genelde ithal propolis satılmaktadır. Bunun nedeni dışarıdan ucuz , kalitesi düşük propolis getirilebilmesidir. Propolis toz, sıvı ile karıştırılarak, tablet şeklinde yada saf olarak temin edilebilmektedir. Gerçekbal olarak sadece kendi arılarımızdan elde ettiğimiz sınırlı sayıdaki saf propolisi dileyen ziyaretçilerimize max 200 gram (mümkün olduğunca fazla kişiye verebilmek için) olarak gönderebileceğiz. Saf propolis sıcak su içinde eritilerek ya da ağızda emilerek kullanılabilir. Yapışkan olduğu için çiğnenmemesi gereklidir. Günde bir ya da iki defa 500mg propolis tüketmek yeterlidir.

Gerçek Bal Nasıl Anlaşılır ?


Değerli ziyaretçilerimiz, diğer yazılarımızda da belirttiğimiz üzere bir balın doğal ve katkısız olduğunu bir tüketici olarak anlamak mümkün değildir. Her balın (saf olduğunu düşündüğümüz) üretildiği yöreye, balın türüne, mevsim şartlarına göre kendine has tadı, kokusu,rengi ve kıvamı olur. Hatta standart ve basit tahlil yöntemleri dahi katkılı bir bal ürettiğinizde dahi “saf bal” sertifikası almanıza mani değildir. Detaylı tahlil yöntemleri ise oldukça pahalı ve her yerde yapılamadığı için ise bilimsel çalışmalar dışında tercih edilmez.  Biz kendi arılarımızdan biliriz ki aynı kovandan aynı anda aldığımız balın tadı, rengi kıvamı dahi farklılıklar gösterebiliyor. (45 yıldan fazla bir süredir arıcık yaptığımız için farkı anlayabiliyoruz) Tabi bu detayda herkesin bunu anlaması çok kolay değil.  Ancak karşılaştığımız en ilginç konulardan birisi, özellikle sonradan aroma katılarak standart hale getirilmiş ballara alışmış tüketicilerin saf bal yediklerinde farkı çok net anlayabildiğidir.  Bu bilgiler altında balın nasıl ve kim tarafından üretildiğini görmeden, sürekli yanında durmadan kimse balın saf ve katkısız olduğundan emin olamaz.  Bu nedenle bu durum arıcılar ve bu işin ticaretini yapanlar tarafından kolaylıkla kullanılır.   Bir bal’da önemli olan temel unsurları görmek için “Saf Çiçek Balı Nedir ? Balın kalitesi neye bağlıdır ?” yazımızı okuyabilirsiniz.

Tükettiğiniz balın doğal ve katkısız olup olmadığını anlamak için aşağıdaki küçük ipuçları size biraz fikir verebilir ancak hiç bir zaman net sonuç vermezler. Bununla beraber 10. maddede kendi tecrübelerimizden bir ipucunu sizinle paylaştık. (daha fazla…)

Arı Nasıl Bal Yapar ?

Arı nasıl bal yapar ?
Bal, arılar tarafından çiçeklerden , bitkilerden ve meyve tomurcuklarından alarak yuttukları nektarın , bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşur. Arılar bu çok faydalı besini kovanlarında daha önceden hazırladıkları altıgen şeklindeki petek hücrelerine yerleştirirler. Arılar topladıkları nektarı invertaz enzimi sayesinde bala çevrilirken , sakkarozu değişime uğratarak fruktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürürler. Bu aşamada fermantasyon yani mayalanma olmaması için balın fazla suyunu uçururlar. Altıgen peteklere doldurulan ve belirli bir süre fazla suyu uçurulan ve tam kıvamına getirilen bal arılar tarafından sırlanır. Sırlama , altıgen peteklerin üstünün çok ince bir bal mumu tabakasıyla kapatılması işlemidir. Böylece hem balın oluşumu tamamlanmış hem de dış etkilerden korunaklı bir şekilde paketlenmiş olmaktadır.

Balın Özellikleri ;
Arılar tarafından üretilen balın rengi, tadı , kokusu ve şeker dengesi tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanır. Dolayısıyla arı kovanlarının yerleşik bulunduğu arazinin çiçek , bitki ve meyve familyasının tür ve çeşitliliğine bağlı olarak balın rengi , kokusu , tadı , besin değerleri vs. değişmektedir. Bal kokusunu , çiçeklerin de kokularının kaynağı olan Volatin Yağı’ndan alır.

Bal Üretimi ;
Bal , üretimi oldukça zahmetli bir gıda maddesidir. Bal üreticileri yani “Arıcılar” kaliteli ve saf bal üretmek için arı kovanlarını uygun mevsim şartlarında , bol çiçekli , geniş arazilerde bulundurmak zorundadırlar. Bu geniş arazilerde hem zirai ilaç kullanılmamalıdır , hem de bal üretimine uygun çiçek ve bitki çeşitliliğinin bulunması şarttır. Ayrıca mevsim şartları arıların çiçeklerden nektar toplayabilmeleri için uygun olmalıdır. Örneğin , çok sıcak  , çok soğuk , aşırı yağmurlu veya fırtınalı havalarda arıların kovanlarından dışarı çıkması ve nektar toplamaları zorlaşmaktadır. Arı kovanlarının bakımları çok hassas bir şekilde günü gününe takip edilerek arıların hastalıklara ve dış etkenlere karşı korunması sağlanmalıdır. Arılar için de bal üretimi bir o kadar zor olup ; örneğin 1 kg nektar toplamak için yüzbinlerce arının günlerce çalışması gerekir. Üstelik bu nektarın sadece bir kısmı bala çevrilebilmektedir.

Bal nasıl saklanır ?
Bal oldukça dayanıklı bir gıda maddesidir. Isı , ışık , nem gibi dış etkilere maruz kalmadıkça asla bozulmaz. Zamanla özelliğini ve besin değerini kaybetmez. Bal oda sıcaklığında ışık ve hava ile teması olmayacak bir kapta saklanmalıdır.

Saf bal donar mı ?
Bilinenin tersine bazı çiçeklerden elde edilen saf ballar donabilir ve pürüzsüz krema kıvamına dönüşebilir. Bu balın doğal olmadığı manasına gelmez. Balın donması besin değerinde herhangi bir kayba neden olmaz ve ister bu şekilde istenirse sıcak su dolu bir kabın içine bal kabının konmasıyla (benmarin yöntemi) sıvı hale getirilerek tüketilebilir. Balın şekerlenmesi bambaşka birşeydir ve şeker veya glikoz katkılı olarak üretilmiş saf olmayan balların şekerlenmesi veya kristalize olmasıdır. Bilinçli tüketici olarak bu iki durumu birbirinden ayırmak gerekmektedir.


Her türlü soru , öneri ve istekleriniz için lütfen gercekbal@gmail.com adresine mail atınız.